Hz. Hatice'nin (r.anhâ) Mekke'deki evi, İslâm'ın ilk yıllarının en çok anılan mekânlarından biridir. Vahyin geldiği ilk günlerde Hz. Peygamber'in sığındığı, ilk iman ikrarının duyulduğu ev burasıdır. Ancak bugün Mekke'ye giden bir ziyaretçinin bu evi görmesi mümkün değildir. TDV İslâm Ansiklopedisi'nin "Mekke" maddesi, evin Harem-i şerif ve çevresinin düzenlenmesi sırasında ortadan kaldırıldığını açıkça kaydeder.
Bu yazıda Hz. Hatice'nin kim olduğunu, evinin İslâm tarihindeki yerini, evin nasıl ortadan kalktığını ve bugün Hz. Hatice ile ilgili gerçekten ziyaret edilebilecek yerin neresi olduğunu anlatıyoruz. Aktardığımız her bilginin kaynağını cümlenin sonunda künyesiyle veriyoruz; kaynağı olmayan hiçbir ayrıntıya yer vermiyoruz.
Önce Yaygın Bir Yanlış Bilgiyi Düzeltelim: "Hatice Camii"
Türkçe internet içeriklerinde Mekke'de "Hatice Camii" adıyla anılan, minareli, ibadete açık ve ziyaret edilebilen bir caminin bulunduğu yazılır. Bu içeriklerde çoğu zaman caminin ziyaret saatleri, kapasitesi, Mescid-i Haram'a uzaklığı gibi ayrıntılar da verilir. Bu anlatının resmî ya da akademik bir kaynakta karşılığı yoktur:
- TDV İslâm Ansiklopedisi'nin "Mekke" maddesi şehirdeki ziyaret yerlerini tek tek sayar: Mescid-i Harâm, Mescid-i Cin, Mescid-i Ebû Bekir, Mescid-i Bey'a, Mescid-i Hayf, Mescid-i Şecere, Mescid-i İcâbe, Mescid-i İnşikāku'l-kamer, Mescid-i Râye, Mescid-i Nemire, Mescid-i Hamza, Mescidü'l-Meş'ari'l-harâm, Mescid-i Feth, Mescid-i Hâlid b. Velîd, Cennetü'l-muallâ, Şi'bü Ebî Tâlib, Hira ve Sevr mağaraları ile Ebûkubeys dağı. Bu listede "Hatice Camii" veya "Mescid-i Hatice" adında bir yer yoktur (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mekke").
- Aynı maddede Hz. Hatice'nin evinin ortadan kaldırıldığı kayıtlıdır. Dolayısıyla "evin bulunduğu yerde bugün ayakta duran bir cami" anlatısının dayanağı bulunmamaktadır.
- TDV İslâm Ansiklopedisi'nde "Mescid-i Hatice" başlıklı müstakil bir madde de yer almamaktadır.
Bu sayfayı, "Hatice Camii" diye arama yapan okuyucuya doğru bilgiyi vermek için yeniden yazdık. Aşağıda anlatılan her şey, kaynağı gösterilebilen bilgilerden oluşmaktadır.
Hz. Hatice Kimdir?
Doğumu ve ailesi
Hz. Hatice'nin milâdî 556 yılında Mekke'de doğduğu anlaşılmaktadır. Babası Huveylid b. Esed, annesi Fâtıma bint Zâide el-Âmiriyye'dir; hem baba hem anne tarafından soyu, Resûlullah'ın soyuyla Kusay ve Lüey'de birleşir. İslâmiyet'ten önce iffeti sebebiyle "Tâhire", İslâm'dan sonra ise "Kübrâ" lakabıyla anılmıştır (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hatice", 16. cilt, s. 465-466).
Hz. Peygamber'le evlenmeden önce iki evlilik yapmış, önce Ebû Hâle Hind b. Zürâre et-Temîmî, sonra Atîk b. Âbid el-Mahzûmî ile evlenmiştir (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hatice").
Ticarî konumu ve evliliği
Hz. Hatice soylu ve zengin bir kadındı; güvenilir bulduğu kimselerle ortaklaşa ticaret yapmaktaydı. Çevresinde üstün ahlâk sahibi ve güvenilir bir genç olarak tanınan Hz. Muhammed'i kölesi Meysere ile birlikte Şam'a ticaret için gönderdi; dönüşte kendisine evlenme teklifinde bulundu. Evlendiklerinde Hz. Hatice'nin muhtemelen kırk, Hz. Peygamber'in yirmi beş yaşında olduğu rivayet edilir (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hatice").
Hz. Peygamber'in Hz. Hatice'den olan çocukları Kāsım, Zeyneb, Rukıyye, Ümmü Külsûm, Fâtıma ve küçük yaşta vefat eden Abdullah'tır (kaynaklarda Tayyib ve Tâhir adlarıyla da anılır). Resûl-i Ekrem'in "Ebü'l-Kāsım" künyesi, iki yaşına kadar yaşayan oğlu Kāsım'dan gelmektedir (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hatice").
İlk iman eden
İlk vahyin ardından Hz. Peygamber endişe içinde eve döndüğünde Hz. Hatice ona şu sözlerle destek olmuştur: "Yemin ederim ki Allah hiçbir zaman seni utandırıp üzmez. Çünkü sen akrabanı gözetirsin, doğru konuşursun…" Ardından onu amcasının oğlu Varaka b. Nevfel'e götürmüş, Varaka'nın açıklamasının ardından Müslümanlığı kabul etmiştir (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hatice").
Hz. Peygamber'in Hz. Hatice hakkındaki sözleri hadis kaynaklarında yer alır: Davasına kimsenin inanmadığı günlerde onun inandığını, halkın kendisini yalanladığı sırada onun tasdik ettiğini, kimsenin bir şey vermediği dönemde onun malıyla destek olduğunu belirtmiş ve onun bu ümmetin kadınlarının en hayırlısı olduğunu söylemiştir (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hatice"; Buhârî, "Enbiyâ", 45; Müslim, "Fezâilü's-sahâbe", 69).
Boykot yılları ve vefatı
Mekkeli müşrikler Şi'bü Ebî Tâlib'de müslümanları kuşattığında Hz. Hatice de Hz. Peygamber ile birlikte iki üç yıl boyunca bu muhasaraya göğüs germiştir (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hatice").
Hicretten üç yıl kadar önce, 10 Ramazan'da (19 Nisan 620) Mekke'de vefat etmiş ve Hacûn Kabristanı'na defnedilmiştir. Vefatından bir ay sonra Ebû Tâlib de ölmüş, bu sebeple 620 yılı "hüzün yılı" (senetü'l-hüzn) diye anılmıştır (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hatice").
Hz. Hatice'nin Mekke'deki Evi
Kaynaklarda bu ev, Mekke'nin İslâm'ın ilk dönemine tanıklık eden mekânları arasında müstakil olarak "Hz. Hatice'nin evi" adıyla anılır. TDV İslâm Ansiklopedisi'nin "Mekke" maddesi, şehrin tarihî mekânlarını sayarken Hz. Hatice'nin evini; Hz. Peygamber'in ve Hz. Ali'nin doğdukları evlerden, Hz. Hatice ile Hz. Âmine'nin türbelerinden ve Dârülerkam'dan ayrı bir yapı olarak zikreder (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mekke").
Evin önemi, Hz. Peygamber'in peygamberliğinin ilk yıllarını bu ailenin evinde geçirmiş olmasından gelir. İlk vahyin ardından Hz. Peygamber'in döndüğü ve Hz. Hatice'nin teselli sözlerini söylediği yer bu evdir (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hatice").
Buna karşılık, popüler anlatımlarda sık tekrarlanan bazı ayrıntıların TDV kayıtlarında karşılığı yoktur. Örneğin Hz. Fâtıma'nın bu evde doğduğu sık sık yazılır; TDV İslâm Ansiklopedisi'nin "Fâtıma" maddesi onun Mekke'de doğduğunu (bi'setten yaklaşık bir yıl önce, m. 609; bazı tarihçilere göre Kureyş'in Kâbe'yi yeniden inşası sırasında, m. 605) bildirir, ancak doğumun hangi evde gerçekleştiğine dair bir kayıt vermez. Biz de böyle bir iddiayı kaynaksız olarak aktarmıyoruz.
Evin Akıbeti: Harem Düzenlemeleri Sırasında Ortadan Kaldırıldı
TDV İslâm Ansiklopedisi'nin "Mekke" maddesi konuyu tek cümlede ve tereddüde yer bırakmadan kaydeder:
"Şehrin yenilenmesi, Harem-i şerif ve çevresinin düzenlenmesi sırasında Hz. Hatice'nin evi, Hz. Peygamber'in ve Hz. Ali'nin doğdukları evler, Hz. Hatice ve Hz. Âmine'nin türbeleriyle Dârülerkam gibi bazı önemli mekânlar ortadan kaldırılmıştır." (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mekke")
Harem çevresindeki düzenlemeler
Aynı madde, Harem çevresindeki yıkım ve düzenlemelerin çerçevesini de verir: "1955, 1959 ve 1989 yıllarında Mescid-i Harâm çevresinde yapılan düzenlemelerin ardından Harem-i şerif'in etrafında yoğunlaşmış çok sayıda meskenin yıkılarak arsalarının mescide dahil edilmesi şehrin dışa doğru genişlemesinde etkili" olmuştur (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mekke").
Mescid-i Haram'ın büyüme ölçeği bu tabloyu tamamlar: 1955'ten itibaren başlayan ve 1976'ya kadar dört merhalede tamamlanan genişletmede mescidin alanı 29.127 m²'den 160.168 m²'ye ulaşmış, 1988-1993 arasındaki ek genişletmeyle toplam alan 366.168 m²'ye çıkmıştır (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mescid-i Harâm", 29. cilt, s. 273-277).
Ev tam olarak hangi yıl kaldırıldı, yerinde bugün ne var?
TDV, evin ortadan kaldırıldığını bildirmekle birlikte bunun tek bir yılını vermez; olayı "şehrin yenilenmesi" ve "Harem-i şerif ve çevresinin düzenlenmesi" süreci içinde anar. Evin bulunduğu alanda bugün hangi yapının yer aldığına dair de elimizde doğrulanmış resmî bir kayıt yoktur. Bu sebeple bu yazıda ne bir yıkım yılı ne de "yerinde şu bina var" türünden bir ifade kullanıyoruz. İnternette dolaşan bu tür ayrıntıların tamamı kaynaksızdır.
Bugün Ziyaret Edilebilen Yer: Cennetü'l-Muallâ
Hz. Hatice ile ilgili olarak bugün Mekke'de fiilen ziyaret edilebilen yer, evinin bulunduğu alan değil, kabridir.
Cennetü'l-muallâ, Mekke'nin en eski mezarlığıdır; Harem-i şerif'in yaklaşık 2 km kuzeyinde, Mescid-i Cin yakınında yer alır. İslâm öncesi dönemde "Hacûn" adıyla anılan bölge, şehrin üst mahallesi olması sebebiyle "Ma'lât" diye de bilinirdi. Burada Kureyş'in atalarından Kusay b. Kilâb, Hz. Peygamber'in dedesi Abdülmuttalib, amcası Ebû Tâlib ve eşi Hz. Hatice medfundur (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Cennetü'l-muallâ", 7. cilt, s. 387-388).
Ayrıntılı bilgi için Cennetü'l-Muallâ rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Kabrin yeri ve türbenin akıbeti
Hz. Hatice'nin kabrinin yeri 1328-29 yılında tesbit edilmiş, Kanûnî Sultan Süleyman 1543-44'te kabrin üzerine kubbeli bir türbe yaptırmıştır. Mekke'nin 1925'te Suudi yönetimine geçmesinin ardından 1926'da Abdülazîz b. Suûd'un emriyle kabristandaki bütün türbeler yıktırılmış ve mezar taşları kaldırılmıştır; günümüzde kabristanda türbe bulunmamaktadır (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Cennetü'l-muallâ").
Bu sebeple ziyaretçi, Cennetü'l-muallâ'da kubbeli bir türbe ya da adı yazılı bir kabir taşı görmeyi beklememelidir.
Ziyaret ederken
Kabristan ziyaretinde kabirlerin üzerine basmamak, yol ve geçitlerden yürümek, yüksek sesle konuşmamak ve ölçülü davranmak esastır. Kabristanın giriş saatleri dönemsel olarak değişebildiği için, ziyaret gününüzdeki güncel durumu kafile görevlinize veya acentenize sormanızı tavsiye ederiz; bu sayfada bir saat aralığı vermiyoruz, çünkü resmî olarak yayımlanmış sabit bir ziyaret saati bulunmamaktadır.
Hz. Hatice ile İlgili Mekânların Bugünkü Durumu
| Mekân | Kaynaktaki kayıt | Bugünkü durum |
|---|---|---|
| Hz. Hatice'nin evi | Harem-i şerif ve çevresinin düzenlenmesi sırasında ortadan kaldırıldı (TDV, "Mekke") | Ayakta değil; yerine dair doğrulanmış kayıt yok |
| Hz. Hatice'nin türbesi | Kanûnî Sultan Süleyman 1543-44'te yaptırdı (TDV, "Cennetü'l-muallâ") | 1926'da diğer türbelerle birlikte yıktırıldı |
| Cennetü'l-muallâ kabristanı | Harem-i şerif'in yaklaşık 2 km kuzeyinde (TDV, "Cennetü'l-muallâ") | Mevcut; TDV'nin Mekke ziyaret yerleri listesinde yer alıyor |
| "Hatice Camii" | TDV'nin Mekke ziyaret yerleri listesinde yok | Resmî veya akademik kaynakta karşılığı bulunmuyor |
Sıkça Sorulan Sorular
1. Mekke'de "Hatice Camii" adında bir cami var mı?
Resmî ve akademik kaynaklarda böyle bir cami kaydı yoktur. TDV İslâm Ansiklopedisi'nin "Mekke" maddesindeki ziyaret yerleri listesinde "Hatice Camii" veya "Mescid-i Hatice" adında bir yer geçmez (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mekke").
2. Hz. Hatice'nin Mekke'deki evi bugün ayakta mı?
Hayır. TDV İslâm Ansiklopedisi, Harem-i şerif ve çevresinin düzenlenmesi sırasında Hz. Hatice'nin evinin ortadan kaldırıldığını kaydeder (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mekke").
3. Ev tam olarak hangi yıl ortadan kaldırıldı?
TDV tek bir yıl vermez; evin ortadan kaldırılmasını "şehrin yenilenmesi" ve "Harem-i şerif ve çevresinin düzenlenmesi" süreci içinde anar. Aynı madde, Harem çevresindeki meskenlerin 1955, 1959 ve 1989 düzenlemeleriyle yıkılıp arsalarının mescide dahil edildiğini bildirir (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mekke"). Kaynaklarda kesin bir yıl bulunmadığı için burada tarih vermiyoruz.
4. Evin bulunduğu alanda bugün ne var?
Bu konuda doğrulanmış resmî bir kayda ulaşılamamıştır. İnternette dolaşan "yerinde şu yapı var" şeklindeki ifadelerin kaynağı gösterilememektedir; bu yüzden bir iddiada bulunmuyoruz.
5. Hz. Hatice nerede medfundur?
Hacûn Kabristanı'na, yani bugün Cennetü'l-muallâ adıyla bilinen mezarlığa defnedilmiştir (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hatice"; "Cennetü'l-muallâ").
6. Hz. Hatice'nin kabri üzerinde türbe var mı?
Hayır. Kanûnî Sultan Süleyman'ın 1543-44'te yaptırdığı kubbeli türbe, 1926'da Abdülazîz b. Suûd'un emriyle kabristandaki diğer türbelerle birlikte yıktırılmış, mezar taşları kaldırılmıştır (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Cennetü'l-muallâ").
7. Hz. Hatice ne zaman doğdu ve ne zaman vefat etti?
Milâdî 556 yılında Mekke'de doğduğu anlaşılmaktadır. Hicretten üç yıl kadar önce, 10 Ramazan'da (19 Nisan 620) Mekke'de vefat etmiştir (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hatice").
8. Hz. Fâtıma bu evde mi doğdu?
TDV İslâm Ansiklopedisi'nin "Fâtıma" maddesi onun Mekke'de doğduğunu bildirir, fakat doğumun hangi evde gerçekleştiğine dair bir kayıt vermez. Bu sebeple "Hz. Fâtıma Hz. Hatice'nin evinde doğdu" ifadesini kaynaklı bir bilgi olarak sunmuyoruz.
9. Umre programımda Hz. Hatice ile ilgili nereyi ziyaret edebilirim?
Bugün ziyaret edilebilen yer, Hz. Hatice'nin medfun olduğu Cennetü'l-muallâ kabristanıdır. Kabristan, TDV'nin Mekke ziyaret yerleri listesinde de yer almaktadır (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mekke").
10. Bu ziyaretleri yapmak umrenin bir şartı mı?
Hayır. Mekke'deki tarihî yerlerin ziyareti umrenin rükün veya vâciplerinden değildir; umrenin menâsiki ihram, tavaf, sa'y ve tıraş üzerinden belirlenmiştir (Diyanet İşleri Başkanlığı, Hac İlmihali). Bu ziyaretler, programda yer bulduğu ölçüde yapılan tamamlayıcı gezilerdir.
İlgili Makaleler
Kaynaklar
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hatice" maddesi (M. Yaşar Kandemir), 16. cilt, s. 465-466 — islamansiklopedisi.org.tr/hatice
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mekke" maddesi (Nebi Bozkurt – Mustafa Sabri Küçükaşcı), 28. cilt — islamansiklopedisi.org.tr/mekke
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Cennetü'l-muallâ" maddesi (Mustafa Fayda), 7. cilt, s. 387-388 — islamansiklopedisi.org.tr/cennetul-mualla
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mescid-i Harâm" maddesi, 29. cilt, s. 273-277 — islamansiklopedisi.org.tr/mescid-i-haram
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fâtıma" maddesi (M. Yaşar Kandemir) — islamansiklopedisi.org.tr/fatima
- Diyanet İşleri Başkanlığı — resmî hac ve umre bilgileri
Not: Bu sayfada yalnızca kaynağı gösterilebilen bilgiler yer alır. Ziyaret saatleri, güzergâh ve program ayrıntıları için kafile görevlinize veya acentenize danışınız.
📞 Detaylı bilgi ve iletişim için: +90 546 910 20 72 · WhatsApp
Sefernur Editör Ekibi
Doğrulanmış Yazar10+ yıl umre ve hac organizasyon deneyimine sahip Sefernur ekibinin rehber, otel ve ziyaret yeri içerikleri.




