🇹🇷 Türkiye'nin Güvenilir Umre Platformu
Ana içeriğe atla
Yesrib Nedir? Medine'nin Eski Adının Hikâyesi
Rehber

Yesrib Nedir? Medine'nin Eski Adının Hikâyesi

Yesrib nedir, Medine'nin eski adı neden değişti? Yesrib döneminde kimler yaşardı, Akabe biatları ve hicretle isim değişiminin hikâyesi rehberimizde.

9 dakika

Yesrib, mübarek Medine şehrinin hicret öncesi adıdır. Bugün Mescid-i Nebevî'nin bulunduğu, Ravza-i Mutahhara'nın ziyaretçilerine ev sahipliği yapan bu topraklar, İslam'ın gelişinden önce yüzyıllar boyunca "Yesrib" olarak anıldı. Bu isim, kâbus dolu iç savaş yıllarının, kabile çatışmalarının ve arayış içinde bir toplumun hafızasını taşır.

Yesrib'in hikâyesi, aslında bir şehrin dönüşüm hikâyesidir. Çatışmalardan bitkin bir vaha kasabası, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in teşrifiyle dünyanın en nurlu şehirlerinden biri haline geldi. Bu dönüşümün adı da değişti: Yesrib gitti, Medine geldi. Bu değişimin ayrıntılı anlamı için Medine ne demek? yazımızı okuyabilirsiniz.

Bu rehberde Yesrib'in kelime anlamından, şehirde kimlerin yaşadığına; Akabe biatlarından hicret gecesine kadar dönemin hikâyesini, umrecinin ziyaret gözüyle aktaracağız. Şehrin genel tarihçesi için de Medine tarihi yazımız kapsamlı bir kaynaktır.

Yazar Notu (26 Ağustos 2026): Bu makale 2026-2027 umre dönemi için hazırlanmıştır. Medine'de tarihî alanları ve müzeleri kapsayan ziyaret programları dönemsel olarak değişebilmektedir; gitmeden önce güncel ziyaret koşullarını teyit ediniz.

Yazar: Sefernur — 10+ yıl umre ve hac organizasyon deneyimine sahip ekip


Kısa Özet (TL;DR)

Hicret öncesi Yesrib vahasının hurma bahçeleri
  • Yesrib, Medine'nin hicret öncesi adıdır; kökeni kesin olarak bilinmez.
  • Verimli bir vaha şehriydi; hurma tarımı ve kervan ticaretiyle geçiniliyordu.
  • Evs ve Hazrec Arap kabileleri ile Yahudi kökenli kabileler birlikte yaşıyordu.
  • Buas Savaşı (yaklaşık 617) şehri yıprattı ve barış arayışına itti.
  • Akabe biatları (621-622) şehir temsilcilerinin İslam'a ve Peygamber'e biat etmesidir.
  • Hicretten (622) sonra şehir "Medine" adını aldı ve İslam'ın merkezine dönüştü.

Yesrib Kelimesinin Anlamı ve Kökeni

"Yesrib" kelimesinin kökeni hakkında kaynaklarda kesin bir bilgi yoktur. TDV İslam Ansiklopedisi'nin "Medine" maddesinde de belirtildiği üzere, ismin nereden geldiği konusunda farklı görüşler bulunur. Bazı kaynaklar, şehre adını veren Yesrib adlı bir kişinin varlığını zikreder; bazıları ise kelime kökünün "suları toplamak, bir yere yöneltmek" gibi anlamlarla ilişkisini tartışır. Kesin olan şey, ismin İslam öncesi dönemde yaygın kullanımı ve hicretten sonra terk edilmiş olmasıdır.

Hz. Peygamber (s.a.v.)'in "Yesrib" ismini hoş karşılamadığı ve şehrin adının "Medine" olduğunu bildirdiği rivayet edilir. TDV İslâm Ansiklopedisi'nin "Medine" maddesine göre Hz. Peygamber, hicretin ardından şehre Tâbe ve Taybe (hoş ve güzel) gibi olumlu anlamlar içeren adlar verilmesini istemiştir (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, IV, 285). Âlimler bu tutumun, ismin olumsuz çağrışımlarına ve eski düzenin hatırasına işaret ettiğini belirtir.

Kur'an-ı Kerim'de "Yesrib" ismi bir yerde geçer (Ahzâb 33/13). Diyanet İşleri Başkanlığı meali şöyledir: "Hani onlardan bir grup, 'Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin burada durmak imkânınız yok. Haydi geri dönün' demişti." Hendek kuşatması sırasında münafıkların Medineli müslümanları savaş mevziinden çekilmeye çağırdığı bu sözde şehrin eski adının kullanılması dikkat çekicidir. Münafıkların ağzından şehrin eski adının kullanılması, dilin de bir tavır olduğunun güzel bir işaretidir.

Hicret Öncesi Yesrib'te Kimler Yaşıyordu?

Yesrib, Hicaz'ın en verimli vahalarından biri üzerinde kurulmuştu. Yer altı suları ve akarsularıyla çevrili bu topraklarda hurma bahçeleri uzanıyordu; şehir, tarımsal zenginliğiyle çevrede tanınıyordu. Yemen ile Şam arasında uzanan kervan yollarının yakınında olması da ticari hareketlilik sağlıyordu.

Şehrin toplumsal yapısı üç ana unsurdan oluşuyordu. Birincisi, Yemen'den göç ederek geldikleri rivayet edilen Evs ve Hazrec adlı Arap kabileleriydi. İkincisi, şehrin eski yerlileri arasında sayılan ve zanaatla, ticaretle uğraşan Yahudi kökenli kabilelerdi; kaynaklarda Kaynuka, Nadîr ve Kurayza adları öne çıkar. Üçüncüsü ise bu iki grubun yanında yaşayan daha küçük topluluklardı.

ToplumÖne çıkan özellik
Evs ve HazrecYemen kökenli rivayet edilen Arap kabileleri; tarım ve savaş tecrübesi
KaynukaZanaat ve ticaretle meşgul olan Yahudi kökenli kabile
Nadîr ve KurayzaHurma bahçeleri ve tahıl tarımıyla anılan Yahudi kökenli kabileler
Diğer topluluklarUşeyre ve civar yerleşimlerle bağlantılı klanlar

Bu çok sesli yapı, şehri hem zengin hem kırılgan kılıyordu. Farklı din ve kabilelerden insanlar yüzyıllarca komşuluk yapsa da ittifaklar sık sık bozuluyor, küçük çatışmalar büyük savaşlara dönüşüyordu. Yesrib'in hikâyesinde bu kırılganlığın izleri her aşamada görülür.

Buas Savaşı ve Şehrin Yorgun Kalbi

Yesrib'in son yıllarını damgalayan olay, Evs ve Hazrec kabileleri arasında cereyan eden Buas Savaşı'dır. Hicretten birkaç yıl önce (yaklaşık 617 civarında) yaşandığı kabul edilen bu savaşta iki kabile ve müttefikleri uzun süreli bir yıkım yaşadı. Ganimetler ele geçirildi, bahçeler zarar gördü, önde gelen birçok kişi hayatını kaybetti.

Buas, Yesrib tarihinin dönüm noktasıdır; çünkü savaş hiçbir tarafın kesin üstünlüğüyle sonuçlanmadı. Her iki kabile de bitkin düştü ve şehirde güç boşluğu doğdu. Geleneksel aşiret düzeni çözülürken, şehirde barışı ve güvenliği sağlayacak yeni bir lider arayışı başladı. İşte bu arayış, Yesriblilerin Mekke'de kendilerine anlatılan yeni dine ve Hz. Peygamber (s.a.v.)'e yönelmelerinin psikolojik zeminini hazırladı.

Umreci gözünden bakıldığında, Buas'ın önemi şurada: Medine'yi "barış şehri" yapan süreç, önce büyük bir yorgunlukla başladı. Şehrin İslam'la şereflenmesi, boş bir sayfaya değil; çatışmalarla dolu bir sayfanın üzerine yazıldı. Bu da hicretin ve kardeşlik (muâhât) uygulamasının ne kadar devrimci bir adım olduğunu gösterir.

Akabe Biatları: Yesrib'den Medine'ye Davet

Yesrib ile İslam arasındaki köprü, Akabe biatlarıyla kuruldu. Mekke'de bir türlü rağbet görmeyen davet, hac mevsimlerinde Mekke'ye gelen Yesriblılar arasında karşılık buldu. Miladi 621'de gerçekleşen Birinci Akabe Biatı'nda Yesrib'den bir grup kişi, Hz. Peygamber (s.a.v.)'e Allah'a ortak koşmamak, hırsızlık ve zina yapmamak, çocuklarını öldürmemek gibi ilkeler üzerine biat etti.

Bir yıl sonra, 622'de gerçekleşen İkinci Akabe Biatı ise nitelik değiştirdi. Bu kez Yesribliler, Peygamberimizi şehirlerine davet ediyor ve gerektiğinde canlarıyla koruyacaklarına dair söz veriyorlardı. Bu biata katılanların çoğunluğunun Hazrecliler olduğu ve Medine'de karşılanacakları hazırlığın başladığı kaynaklarda anlatılır. Aslında bu biat, tarihî süreçte ilk anayasal sözleşme sayılan Medine Vesikası'nın da habercisiydi.

Bu iki biatın arasındaki köprüyü kuran isim Mus'ab b. Umeyr (r.a.) oldu. Hz. Peygamber onu Birinci Akabe Biatı'nın (621) ardından, Medineliler'in isteği üzerine İslam tarihinin ilk muallimi olarak Yesrib'e gönderdi. Mus'ab, Kur'an öğretip daveti yayarak Üseyd b. Hudayr ve Sa'd b. Muâz gibi kabile önderlerinin müslüman olmasına vesile oldu; 622 hac mevsiminde şehirden yetmiş beş kişiyi Mekke'ye getirerek İkinci Akabe Biatı'nın zeminini hazırladı (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mus'ab b. Umeyr"). İkinci biatın ardından ise Müslümanlar Yesrib'e göç etmeye başladı.

Hicret ve İsim Değişimi: Yesrib Nasıl Medine Oldu?

Miladi 622 yılının Eylül ayına denk gelen hicret, Yesrib'in kaderini değiştirdi. Hz. Peygamber (s.a.v.) ve Hz. Ebû Bekir (r.a.), Mekkelilerin takibinden kurtulmak için önce Sevr Mağarası'na sığındı ve üç gece orada kaldılar. Ardından işlek ve mûtat yollar yerine sahil yönünde, kimi zaman sarp dağ geçitlerinden kimi zaman çöllerin arasından geçen farklı bir güzergâh tercih edildi; kılavuzları Abdullah b. Uraykıt'tı ve yolculuk Hz. Ebû Bekir'in hazırladığı iki deveyle yapıldı. 8 Rebîülevvel (20 Eylül 622) Pazartesi günü Kuba'ya ulaştılar (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hicret"). Peygamberimizin hicretteki ilk konaklama yeri olan Kuba'da ilk mescit inşa edildi; bu mutlu günlerin izini sürmek için Kuba Camii rehberimizi okuyabilirsiniz.

Şehre girişin coşkusu, kaynakların en canlı sayfalarından biridir. Yesriblılar Peygamberimizi günler öncesinden yol boyunca karşılamaya çıktı; kadınlar damlardan tekbir getirdiler ve kızlar def çalarak sevinçlerini dile getirdiler. Bu karşılama, "Medine'ye hoş geldin" edebiyatının ilk nüshasıdır adeta.

Böylece Yesrib, "Medine" oldu. Şehir kısa sürede İslam'ın başkentine dönüştü: Mescid-i Nebevî inşa edildi, muhacirlerle ensar kardeş ilan edildi ve şehrin tüm topluluklarını kapsayan yazılı bir antlaşma olan Medine Vesikası hayata geçirildi. Bu şehrin yükseliş hikâyesinin kapsamlı anlatımı için Medine tarihi yazımız derinleşmenizi sağlayacaktır.

Yesrib ve Medine: Dönüşümün Karşılaştırması

ÖzellikYesrib dönemiMedine dönemi
Şehir kimliğiVaha kasabası, kabile şehir-devletçiğiİslam devletinin başkenti
YönetimKabile reisleri ve ittifaklarPeygamber (s.a.v.) önderliğinde ortak antlaşma düzeni
Sosyal ilişkiKan davaları ve Buas gibi savaşlarMuâhât (kardeşlik) düzeni ile uzlaşma
DinPutperestlik, Yahudilik, hanif arayışıTevhid inancının merkezi
İsimYesribMedine, Medinet-ün Nebi
MirasTarım vahası ve çok sesli toplumİlk İslam toplumunun yaşayan hafızası

Bu karşılaştırma, dönüşümün yalnızca isimde değil, yönetimden aile bağlarına kadar her alanda olduğunu gösterir. Medine'nin manevi atmosferini bugün ziyaret edenler, o günün adını taşıyan mahallelerin arasında yürür; şehrin Cennetü'l-Bakî kabristanı, bu dönüşümün tanıklarını içinde saklar.

Bugün Yesrib'in İzlerini Nerede Görürsünüz?

Modern Medine, Yesrib'in fiziki izlerinin çoğunu kapatmış olsa da hikâye yaşamaya devam ediyor. Mescid-i Nebevî'nin ilk yapıldığı alan, bugünkü mescidin tam merkezidir; ilk mescidin sütunları üzerine işaretler konulmuştur ve bu noktalar Ravza ziyaretinden sonra en çok duraklanan yerlerdendir. Mescid-i Nebevî ziyareti rehberimiz bu durakları tek tek anlatır.

Kuba Mescidi, hicretin ilk günlerinin canlı tanığı olarak ziyaret programlarının değişmezi olmaya devam ediyor. Bakî kabristanı, hicretin ilk kurbanlarından bugüne şehrin manevi hafızasını saklıyor. Medine'nin modern yüzüyle tarihî hatlarını bir arada gezmenin pratik planı için Medine gezilecek yerler yazımızı kullanabilirsiniz.

Umreciler için son bir not: Yesrib'i bilmek, Medine'yi daha derinden hissetmektir. Şehirde yürürken ayaklarınızın bastığı topraklar, bir zamanlar çatışma içinde olan ve sonrasında dünyaya kardeşlik dersi veren bir toplumun topraklarıdır. Bu bilinç, Ravza'da edilen duanın ve mescitte geçirilen sakin dakikaların ağırlığını artırır.

SSS — Yesrib Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Yesrib nedir?

Yesrib, Medine şehrinin İslam'dan önceki, hicret öncesi adıdır. Verimli bir vaha üzerinde kurulan bu yerleşim, hicretten sonra "Medine" adını almıştır.

Yesrib kelimesinin anlamı nedir?

Kelimenin kökeni kesin olarak bilinmemektedir. Bazı kaynaklar şehre adını veren Yesrib isimli kişiden bahseder; kesin olan, ismin hicretten sonra kullanımdan kalkmasıdır.

Yesrib neden Medine oldu?

Hz. Peygamber (s.a.v.) hicretle şehre geldikten sonra şehir İslam'ın merkezi haline geldi ve "Medine", yani "Peygamber Şehri" olarak anılmaya başlandı. Peygamberimizin bu ismi tercih ettiği rivayet edilir.

Yesrib'te hangi kabileler yaşıyordu?

Arap kökenli Evs ve Hazrec kabileleri ile Yahudi kökenli Kaynuka, Nadîr ve Kurayza kabileleri şehirde yaşıyordu. Tarım ve ticaret başlıca geçim kaynaklarıydı.

Buas Savaşı nedir?

Evs ve Hazrec kabileleri arasında, hicretten birkaç yıl önce (yaklaşık 617) yaşanan uzun süreli savaştır. Şehri yıpratmış ve barış arayışını hızlandırmıştır.

Akabe biatları ne demektir?

Yesriblı Müslümanların, hac mevsiminde Mekke yakınlarındaki Akabe denilen yerde Hz. Peygamber (s.a.v.)'e verdikleri sözlerdir. İkinci biatta Peygamberimiz şehre davet edilmiş ve korunacağına dair taahhüt verilmiştir.

Kur'an'da Yesrib ismi geçiyor mu?

Evet, Ahzâb sûresinin 13. ayetinde münafıkların sözleri aktarılırken bir kez "Yesrib" ifadesi kullanılır. Müminlerin şehri ise "Medine" olarak anılır.

Hicret hangi yıl gerçekleşti?

Hicret Miladi 622 yılında, yaklaşık Eylül ayında gerçekleşmiştir. Bu yıl Hicri takvimin başlangıcı kabul edilmiştir.

Yesrib dönemiyle ilgili yerler bugün gezilebilir mi?

İlk mescidin sütun izleri Mescid-i Nebevî içinde işaretlenmiştir; Kuba Mescidi ve Cennetü'l-Bakî hicret döneminin canlı tanıklarıdır. Antik Yesrib'in sivil yapıları günümüze ulaşmamıştır.

Yesrib konulu makale okumak ziyarete katkı sağlar mı?

Evet; şehrin dönüşüm hikâyesini bilmek, Ravza ve Nebevî ziyaretinde duanın ve tefekkürün derinleşmesine yardımcı olur. Ziyaret bilinçle birleştiğinde manevi verim artar.


Medine'nin tarihî dönüşümü ve ziyaret

Yesrib'den Medine'ye: Sefernur Umre Hizmetleri


Kaynakça


Bu makale Sefernur içerik ekibi tarafından hazırlanmıştır. Tarihî anlatımda yaklaşık tarihler kullanılmıştır; ziyaret planınızda güncel bilgileri resmi kaynaklardan teyit ediniz.

Etiketler:#yesrib#medine eski adı#hicret#evs ve hazrec#medine tarihi
S

Doğrulanmış Yazar

10+ yıl umre ve hac organizasyon deneyimine sahip Sefernur ekibinin rehber, otel ve ziyaret yeri içerikleri.

10+ yıl deneyimSon güncelleme: 26 Ağustos 2026

Ziyaret Yazılarını İncele

Mekke ve Medine kutsal mekanlarını ve ziyaret güzergâhlarını keşfet.

Ziyaret Yazılarını İncele →